Özgecan Aslan Kültür Merkezi hizmete açıldı!

Beylikdüzü Özgecan Aslan Kültür Merkezi

Beylikdüzü Belediyesi tarafından inşa edilen “Özgecan Aslan Kültür Merkezi” düzenlenen törenle açıldı.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde gerçekleştirilen açılışta konuşan Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Keşke Özgecan Aslan yaşasaydı da adını buraya koymasaydık ama maalesef Türkiye’miz bunları yaşıyor. Her şeyi sorgulamamız lazım” dedi.

İmamoğlu, kurumun kadına yönelik bir kültür merkezi olacağının altını çizerek, “Bütün çevresiyle 3 bin 500 metrelik, kadına dönük bir parkın içinde kültür merkezi. İçinde spor aktiviteleri ve eğitim noktaları olan, sanat ve eğitimle ilgili mesleki kursların da olduğu bir noktamız. Aynı zamanda güzel bir kütüphanemiz var. Bu tarzdaki yerleşimleri, yerleşkeleri, kültür oluşumlarını Beylikdüzü’nün her noktasına taşıyacağız” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, şöyle devam etti:
“Mustafa Kemal Atatürk, ‘Kadınlarını geri bırakan toplumlar, geride kalmaya mahkumdur’ demiş yıllar öncesinde. Yani kadının toplumdaki yerini işaret etmiş aslında. Hatta toplumun önünde gitmesi gerektiğinin işaretini vermiş. Hacı Bektaş-ı Veli, ‘Kadınları okutunuz, kadınları okutmayan millet yükselemez’ demiş. Ne kadar değerli ve önemli. Biz aslında böyle bir toplumun evlatları, kadınları, çocukları, erkekleriyiz. Nasıl böyle şeyler yaşayabiliriz? İnancımız, ‘cennet anaların ayakları altındadır’ demiş. İnancımız da bunu emretmiş. Sıkıntımız ne o zaman. Sıkıntımız gerçekten eğitimli bir toplum olamamak, eğitime önem vermemek, gerçek eğitimi toplumla buluşturmamak.”

İmamoğlu, toplumun artık bu tür olayları yaşamaması gerektiğini dile getirdi.

– “Biz hesap sormak yerine, hakkımızı Allah’a teslim ettik”
Özgecan Aslan’ın babası Mehmet Aslan da anma etkinliklerinde yakaya fotoğraf takıldığına işaret ederek, “Bu yüzden benim yakama da bir arkadaş Özgecanım’ın, Özgem’in, meleğimin fotoğrafını taktı. Ben aslında yakalara yapışmış olan o şahsın (Özgecan’ın), bir gün hesap soracağını düşünüyorum ama biz hesap sormak yerine, hakkımızı Allah’a teslim ettik. Barışın, sevginin, huzurun, güvenliğin, esenliğin, mutluluğun olabilmesi için hakkımızı Allah’a teslim ettik” diye konuştu.

Aslan, merkezin Beylikdüzü’nde açıldığının altını çizerek, şunları kaydetti:
“Eminim ki içinde barış, sevgi taşıyan her annenin, meleğin, kadının, insanın istediği bir şey var. Beylik iddiasında bulunan, kendi hırs ve ihtiraslarının peşinde koşan hiçbir insana, insan gibi yaşama hayal kurma, ümit etme, kendini hayatta gerçekleştirme fırsatı vermeyen beylerin son düzlüğü olsun. Ben bu tür merkezlerin, barışın ve sevginin tüm topluma egemen olması için vesile olmasını diliyorum. Güzel bir örnekle ve iyi niyetle atılan bu adımın hedefe varmaması için engel yoktur. Başarı Allah’ın yardımıyladır.”

Bundan sonra ömrünü Özgecanlar için adayacağını kaydeden Aslan, “Özgecanların ve Özgecan gibi meleklerin hayata tutunabilmeleri için, dikilecek sevgi tohumlarının bütün evrene yayılması için, erkeklere çok önemli bir görev düşüyor. Yılanları parçalayan bir kartal resmi görmüştüm bir yerde. O melekleri koruyacak, yılanların, akreplerin, çıyanların, meleklere, Özgecanlara zarar vermemesi için kendini görevli addedip, hissedip, bunu kutsal bir görev gibi yerine getirecek kartallara da ihtiyaç var. Bu kartallar ne kadar çoğalırsa Özgecanların, meleklerin, zaten geliş amacı sevgi ve barışı yaymak olan güvercinler kendi görevlerini yapacak. Ayrıca onlara görev vermeye gerek yok. Her şey kendiliğinden hallolacak” dedi.

Mehmet Aslan bu tür organizasyonlarda tek bir duygu yaşamadığını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Acı, hüzün, ızdırap, umut, sevinç, özlem bütün bu duyguların hepsini birden yaşıyorum. Fakat bunların hepsinin, katılmış olan yüzlerce, binlerce insan tarafından da hissedildiğini ve aslında bu tür tesislerdeki gerçek ruhun, taşların ve duvarların içine sinebilmesi için, kalplerinde barışı, sevgiyi, mutluluğu, umudu besleyen, yeşerten kadınların bu amaca hizmet etmesiyle anlamlı olacağını düşünüyorum. Duygular, düşüncelerden daha üstün. Duygulardan da üstün olan ruhsal görevdir. Ruhsal, kutsal bir görev, duygulara düşüncelere ve fiiliyata yansımazsa bu tür tesisler taştan ibarettir. Onun ruhunu yakalayıp, sosyal yapıda barış, mutluluk, huzur ve güvenlik olarak yansıyabilmesi için akıllı ve şuurlu bir şekilde davranmak lazım.”

– “Kimsenin de cebren, savaş ya da protesto yoluyla hakkını aldığını düşünmüyorum”
Hakkı, barışı ve sevgiyi istemenin kavgayla, savaşla olmayacağını kaydeden Aslan, öğrenci ve işçilerin protesto eylemlerine değinerek, “Herkes haklı olduğunu düşünüyor. Düşünmek yetmez. Hakkın kendi kalbinde, düşünce ve duygularında tecelli etmesine izin vermesi gerekiyor. İzin verebilmesi için okuması, bilgi sahibi olması gerekiyor. Okumayan, bilgi sahibi olmayan, o bilgisini kullanmayan hiç kimse ne hakkı kendinde tecelli ettirebilir ne de hakkı aramaya yetkili olabilir. Zaten kimsenin de cebren, savaş ya da protesto yoluyla hakkını aldığını düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

Aslan, Özgecan’ın vefatının ardından yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Sanki bir kabustayım. O kabustan uyanıp tekrar meleğimin eve gelip, ‘baba naber’ demesini bekledim ama her sabah kalktığımda aslında bunların gerçek olduğunu anlıyorum. Gerçeği yaşadığını zanneden insanların da hayatın hayalden ibaret olmadığını anlamaları gerekiyor. Geleceğe dair umut beslenmeli. Umut olmalı ama gerçeği de göz ardı etmemek gerekiyor. Gerçek bir gün kapak gibi insanın suratına iniyor. İstediğiniz kadar savaşın, mücadele edin, takdir edilenden başka bir şey insanın başlına gelmiyor.”

Merkezin açılışı, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, Özgecan Aslan’ın babası Mehmet Aslan ve Belediye Başkanı İmamoğlu ile bir grup kadın tarafından yapıldı.

Özgecan Aslan Kültür Merkezi’nde, kadınlara yönelik pilates, aerobik, fitness salonu, açık ve kapalı etkinlik salonları, 5 adet sosyal, kültürel kurs salonu, 100 kişilik konferans ve çok amaçlı salon yer alıyor. Bunun yanında, mevcut binaya ek olarak 180 metrekarelik bir kütüphane ve kafe de merkez kapsamında hizmet verecek.

AA