İnşaat sektörü seçim sonrasında dinamizmini yeniden yakalayacak!

türker naslı

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Ankara Şubesi Başkanı Türker Naslı, TÜİK’in yaptığı araştırmada ferdi gelir düzeyi açısından Türkiye’nin en zengin ili çıkan Ankara’nın son yıllarda yakaladığı kalkınma ivmesinin inşaat sektörüne de yansıdığını bildirdi. Naslı, son yıllarda Türkiye ekonomisindeki büyümenin lokomotifi inşaat sektörü olduğunu belirtirken; Ankara’nın, sektörün en hızlı büyüdüğü illerin başında geldiğine işaret etti. Naslı ile Ankara ve inşaat sektörü üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
1979 yılında Ankara’da doğdum. TED Ankara Koleji’nden sonra Gazi Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldum. New York Insitute Of Technology’de işletme yüksek lisansı (MBA) eğitimi aldım. Halen grubumuzda ikinci nesil yöneüci olarak görev yapıyorum. Aynı zamanda da Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Ankara Şubesi’nin Yönetim Kurulu Başkanıyım. İşlcolik olsam da aile yaşantıma büyük önem veririm. Bugün bulunduğum yere eşimin büyük desteği ve anlayışı sayesinde geldiğime inanıyorum. Genel olarak çok düzenli, planlı bir yapıya sahibimdir. Çevremdekiler, beni çok çalışkan olarak tanımlar. Çok zor bir hayatım olmadı ama liseyi dereceyle, üniversiteyi birincilikle bitirdiğimi, lise yıllarından itibaren şirketlerimizin şantiyelerinde; New York’ta iken de Wall Street ve NYSE’de çalıştığımı söylersem çevremdekilerin neden bana bu sıfatı taktığını anlamak zor olmaz sanırım.
İş hayatının doğasını bize kısaca anlatabilir misiniz?
İş hayatı zorlu bir maraton…
Öncelikle çok çalışmak lazım; ilk şart bu. Bunun yanı sıra bilgiyi sürekli yenilemek, geliştirmek gerekiyor. Global dünyada son derece rekabetçi bir iş yaşamının içerisindeyiz. Dolayısıyla önde olmak istiyorsak gelişime çok açık olmak ve de çok çalışmamız şart… İş hayatına yeni girmiş ve gençlere de şunu söylemek isterim ki öncelikle çalışacakları alanı iyi seçmeliler. Bu seçimi yaptıktan sonra da bu saydığım hususlara özen göstermeleri gerekiyor.
Türkiye ekonomisindeki büyümenin lokomotifinin inşaat sektörü olduğunu düşünüyor musunuz?
Son yıllarda Türkiye ekonomisinde kalkınmanın lokomotifi, tartışmasız inşaat sektörü olmuştur. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’daki payı yüzde 6 seviyesinde olan, genel istihdamın yüzde 7’sini karşılayan sektör, aynı zamanda 200’den fazla yan sektörü besliyor, temel girdilerinin de neredeyse tümünün yurt içinden temin ediyor. İnşaat, bu özellikleri nedeniyle zincirleme bir etkiyle ekonomik faaliyetlere dinamizm kazandırıyor. Sektör, binlerce kişiye sağladığı istihdamla da ülke ekonomisinde kilit rol oynamaya devam ediyor. Engineering News Record Dergisi tarafından her yıl açıklanan ‘Dünya’nın en büyük 250 inşaat firması’ (ENRTop 250) Listesinde, 2014 itibariyle 42 Türk müteahhitlik firması yer aldı. Türkiye, listede 62 firması bulunan Çin’in ardından ikinci sırada yer alıyor. Son 10 yılın 8’inde Türkiye ortalamasının üzerinde büyüyen Türk inşaat sektöründe son iki yıldaki yavaşlama eğilimi ise geçidir.
Bize biraz da Ankara’yı anlatır mısınız?
Ankara; 5.2 milyon kişi ile Danimarka, Finlandiya, Slovakya gibi AB ülkeleri kadar; İrlanda, Hırvatistan, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta gibi ülkelerden ise çok daha fazla nüfusa sahip, adeta koca bir ülke. Sanayi, turizm, tarım ve diğer alanlardaki güçlü potansiyelinin yanında yarıdan fazlası 30 yaşın altındaki genç ve dinamik nüfus, Ankara için önemli bir avantaj. Ankara, son yıllarda sanayileşme, inşaat ve genel ekonomik faaliyetlerde hızlı bir gelişim içkidedir. TÜİK’in açıkladığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verileri, 2014 itibariyle Türkiye ortalamasında yıllık 14 bin 553 lira olan fert başına ortalama kullanılabilir gelirin Ankara’da 20 bin 446 liraya ulaştığını gösteriyor. Ankara’nın bu gelir düzeyi ile 81 il içinde birinci sıradadır. Fert başına gelirde Ankara’yı 19 bin 62 TL ile İstanbul ve 16 bin 935 TL ile İzmir’in izliyor. Nüfusa oranlayıp fert başına ortalamalara bakıldığında, birçok makroekonomik kriterde de Ankara birinci sırada çıkacaktır. Ekonomik faaliyetlerde amacın ülkeyi kalkındırmak ve vatandaşının refah seviyesini yükseltmek olduğunu dikkate alırsak, bu araştırma bize Ankara’nın bunu önemli ölçüde başardığını gösteriyor. Bu başarıda da ilimizin ve ülkemizin kalkınması için azimle çalışan, vergisini düzenli ödeyen, işçisinin yaşam şartlarını düşünen, sosyal sorumluluklarını ihmal etmeyen Ankara iş dünyasının önemli bir payı vardır.
Ankara inşaatta hangi noktada?
Ankara, inşaat sektörünün en hızlı büyüdüğü iller arasında. Ankara’nın son yıllarda inşaat sektöründe yaptığı hamle, TÜİK gelir araştırmasıyla da ortaya konulan hızlı kalkınmasının hem göstergesi, hem de kaynağıdır. Son yıllarda kurumsallaşan Ankaralı firmalar, prestijli, kaliteli marka projelerle yepyeni ve modern bir Başkent inşa etme yolunda hayli mesafe almışlardır. Ankara ekonomisindeki genel büyüme ivmesi ve Ankaralının gelir artışı ile inşaat sektöründeki dinamizm birbirini beslemiştir. İnşaat sektörü çalıştıkça Ankara ekonomisi canlanıyor, Ankara ekonomisi büyüdükçe inşaatta dinamizm ve yatırımlar artıyor. İnşaat yatırımlarında giderek bir cazibe merkezi haline gelen Ankara, bu alanda İstanbul’u yakalamak üzeredir. İnanıyorum ki; Ankara’nın güçlü ekonomik potansiyeli önümüzdeki dönemde daha fazla harekete geçecek. Ankara her geçen gün hızlanacak kalkınma sürecinde ekonomisini büyüterek insanına yüksek gelir düzeyi ve müreffeh bir yaşam seviyesi sağlama yolunda çok daha büyük başarılara imza atacak, bu gelişmeye en büyük katkıyı da inşaat sektörü verecektir.
Gayrimenkulde, Ankara’ya yerli ve yabancı yatırımcının ilgisi nasıl?
Türkiye’de gayrimenkul yatırımcısının gözdesi bildiğiniz gibi istanbul. Ancak İstanbul önemli oranda doygunluk noktasına ulaşmış bulunuyor. Yerli ve yabancı yatırımcılar giderek Ankara’ya yönelmeye başladı. Yılın ilk sekiz ayında Türkiye genelinde konut satışları geçen yıla göre yüzde 18 artışla 844 bin 132 adet oldu. Ankara, 98 bin 285 konutla İstanbul’un ardından ikinci sırada yer aldı. Satışlarda geçen yıla göre artış İstanbul’da yüzde 12,5’le Türkiye ortalamasının altında kalırken, Ankara’da yüzde 19,6’ya ulaşarak ortalamanın üzerinde gerçekleşti. Toplam satışlarda İstanbul’un payı gerilerken, Ankara’nın arttı. Ankara, yabancılara konut satışında da ilk 10 il arasında yer alıyor. Bu yılın ilk sekiz ayında yabancıların aldığı konut sayısı İstanbul’da yüzde 30, Türkiye genelinde yüzde 22 artarken, Ankara’daki artış yüzde 6o’a yaklaştı. İstanbul’la birlikte yabancıların en fazla konut aldığı illerin başında gelen Antalya’da ise satışlar geçen yıla göre azaldı. Ankara, gayrimenkul yatırımcısı açısından oldukça kârlı ve bakir bir alan. Körfez ülkeleri başta yabancı gayrimenkul fonlarının yatırım planları kapsamında artık Ankara’yı daha fazla değerlendirmeye aldığını, çevre ülkelerden gelen yatırımcıların son dönemde Ankara’da fizibilite çalışmalarının yoğunlaştığını görüyoruz. İstanbul’un aksine yüksek deprem riski bulunmayışı, şehir içi ulaşımın rahat oluşu, trafik sorunu yaşanmaması gibi faktörlerin yanında Ankara, halen İstanbul’a göre çok düşük fiyat düzeyi ve ileriye yönelik getiri marjı, yatırımcı için en büyük avantaj…
Ankara’da inşaat sektörünün geleceğine dair düşünceleriniz, tahminleriniz neler?
Bence inşaat sektörü Ankara’daki asıl sıçramasını önümüzdeki yıllarda yapacak. Bu sıçrama da Ankara ekonomisindeki gelişmeye ivme kazandıracak. Bu öngörümüzün kaynağı derseniz; öncelikle Türkiye’nin en büyük nüfuslu ikinci ili Ankara, kamu ve özel sektör yatırımları ile hızlı bir büyüme içinde. Göç alan Ankara’nın nüfusundaki hızlı artış, sürekli yeni gelişim alanlarına ihtiyaç doğuruyor. Son yıllarda yaşanan büyük inşaat hamlesinde bunun etkisi büyük. Ankara’da yerleşim hızla merkezden dışa kayarken, birbirinden cazip ve markalı projeler hayata geçiriliyor. Çok sayıda konutun inşa edildiği Ankara’da gayrimenkul piyasası hızla gelişirken, yabancı ilgisinde de artış gözleniyor. Otoyollar ve YHT hatları ile 2023’e kadar tamamlanacak yeni, seri ve kaliteli ulaşım alt yapısı ise Ankara’yı, sadece yurt içinde değil bölgedeki tüm ulaşım ağlarının kavşağında bir dünya kenti, büyük bir metropol haline getirecek. Bütün bu gelişmeler, önümüzdeki yıllarda Ankara’ya inşaatta asıl sıçramayı yaptıracak.
Nasıl bir yılı geride bırakıyoruz, sizce 2016 sektöre neler getirecek?
Küresel ekonomide sıkıntılar ve daralma eğilim devam ederken bu yıl Türkiye ekonomisinde de büyüme hızı önceki yıllara göre düşük seyrediyor, inşaat sektörü ise ilk çeyrekteki yüzde 2,8’lik küçülmenin ardından ikinci çeyrekte yüzde 2 ile büyümeye geçti. Ancak Türk inşaat ve müteahhitlik sektörü, bu sıkıntılı döneme yurt içi ve dışında başarılı işlere imza atmaya devam etti. Yani inşaat, 2015’te de doğrudan veya dolaylı biçimde yine ekonomiyi ayakta tutan sektörlerin başında geldi… Türkiye’ye ve Türk ekonomisine ciddi katkısı olan inşaat sektörü, bugün dünya genelinde 103 ülkede 274,1 milyar dolar değerinde 7 bin 371 proje üstlenmiş bulunuyor. Büyük ölçekli projelerde ortalama proje bedeli yaklaşık 84 milyon dolar. Rakamlardan anlaşılacağı gibi Türk inşaat firmaları, kazandıkları tecrübeyle dünya inşaat sektörüne yön veren aktörler arasında. Bu projelerin önümüzdeki dönemde de devam etmesi sektörün gelişim ivmesini olumlu yönde etkileyecektir. Ancak en önemli faktör ise 1 Kasım’da tekrarlanacak seçimlerin ardından sağlanacak siyasi istikrardır. Siyasi ve ekonomik gelişmelere bire bir duyarlı olan seçimleri sonrasında bir hükümet kurulamadığı için bir yıl içinde ikinci kez seçime gidiliyor. Yani koca bir yılı seçimlerle ve hükümet arayışlarıyla geçiriyoruz. Gündemi sürekli seçimin işgal ettiği bu yıl önünü net göremeyen sektörlerin başında ise inşaat geliyor. Şimdi inşaat sektörü, seçim telaşı ve istikrar kaygısından uzak önünü görerek; yeni başarılara imza atmak, yeni rekorlar kırmak istiyor. Seçim sonrası siyasi gündemin azalması, devletin, bürokrasinin daha iyi işlemesiyle iş dünyasının sorun ve önerilerini dile getireceği daha uygun zemin oluşacaktır. Reel sektör önünü görecek; gelecek hedeflerine, yeni yatırımlarına yoğunlaşacaktır. Seçimler sürecinin ekonomide ortaya çıkardığı olumsuz etkilerin geçici kalması ve yeniden , hızlı bir büyüme sürecine girilmesi için 1 Kasım sonrası sağlanacak istikrar, tüketim ve yatırımlarda canlanma açısından başta inşaat olmak üzere tüm ekonomimiz için hayati önemdedir. Siyasi istikrarın tesisi ve güvendeki artış paralelinde inşaat sektörü dinamizmini yeniden yakalayacak ve lokomotif görevini fazlasıyla yerine getirecektir.
Türker Naslı, TÜİK’in açıkladığı “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması” verilerini değerlendirirken, 2014 itibariyle Türkiye ortalamasında yıllık 14 bin 553 lira olan fert başına ortalama kullanılabilir gelirin Ankara’da 20 bin 446 liraya ulaştığını belirtti. Ankara’nın bu gelir düzeyi ile en zengin il olduğunu belirten Naslı, fert başına gelirde Başkent’i 19 bin 62 TL ile İstanbul ve 16 bin 935 TL ile İzmir’in izlediğini kaydetti. Naslı, “Zaten; her ne kadar İstanbul ekonomik büyüklüklerde birinci sırada yer alsa da nüfusa oranlayıp fert başına ortalamalara bakıldığında, birçok kriterde Ankara birinci sırada çıkacaktır” dedi. Ekonomik faaliyetlerde amacın ülkeyi kalkındırmak ve vatandaşının refah seviyesini yükseltmek olması gerektiğini ifade eden Nash, “Bu araştırma bize gösteriyor ki Ankara bunu önemli ölçüde başarmaktadır. Ankara, son yıllarda sanayileşme alanında hızlı bir gelişim içindedir. Bu başarıda ilimizin ve ülkemizin kalkınması için azimle çalışan, vergisini düzenli ödeyen, işçisinin yaşam şartlarını düşünen, sosyal sorumluluklarını ihmal etmeyen Ankara iş dünyasının önemli bir payı vardır” diye konuştu.
Ankara inşaatta artık cazibe merkezi
Naslı, son yıllarda Türkiye ekonomisindeki büyümenin lokomotifi inşaat sektörü olduğunu belirtirken; Ankara’nın, sektörün en hızlı büyüdüğü illerin başında geldiğine işaret etti. Son yıllarda kurumsallaşan Ankaralı firmaların, prestijli, kaliteli marka projelerle yepyeni ve modern bir Başkent inşa etme yolunda hayli mesafe aldıklarını belirten Naslı, şöyle dedi: “Kişi başına gelire göre Türkiye’nin en zengin ili olduğu TUİK araştırması ile ortaya konulan Ankara’daki hızlı kalkınmanın önemli göstergesi son yıllarda inşaat sektöründe yaptığı hamledir. Başkent ekonomisindeki genel büyüme ivmesi ve Ankaralının gelir artışı ile inşaat sektöründeki dinamizm birbirini besliyor. İnşaat sektörü canlı oldukça Ankara ekonomisi canlanıyor, Ankara ekonomisi büyüdükçe inşaatta dinamizm ve yatırımlar artıyor. İnşaat yatırımlarında giderek bir cazibe merkezi haline gelen Ankara, bu alanda İstanbul’u yakalamak üzere… Ben inanıyorum ki; Ankara’nın güçlü ekonomik potansiyeli önümüzdeki dönemde daha fazla harekete geçecek. Ankara her geçen gün hızlanacak kalkınma sürecinde ekonomisini büyüterek insanına yüksek gelir düzeyi ve müreffeh bir yaşam seviyesi sağlama yolunda çok daha büyük başarılara imza atacaktır.”
Gülşan Kurt/Ekonomi Gazetesi

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*