Hüseyin Aslan

Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan da, inşaat sektörünün, yüzde 7.5’lik toplam istihdamda istihdam yaratma oranıyla doğrudan 2 milyon kişiye ekmek sağladığını söylüyor.

Hüseyin Aslan, inşaat sektörünün bu öncü rolüne rağmen, yıllar bazındaki istatistiklerde düşme yönünde seyir izlenmesinin risk olduğunu vurguluyor.   


İnşaat sektöründe son yıllarda durgunluğa girildiği gerçeğini TÜİK verilerinin de doğruladığını anlatan Aslan, şunları söylüyor:

“2015 yılının ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 27,4, yüzölçümü yüzde 28,4, değeri yüzde 22,9, daire sayısı yüzde 27,7 oranlarında azaldı. Bu azalış, inşaat ve istihdam açısından alarmdır. Türk Ekonomisi’nin amiral gemisi su almaktadır”

Aslan şöyle konuşuyor:
“2015 yılının ilk altı ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre belediyeler tarafından yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların bina sayısının yüzde 26,8, yüzölçümünün yüzde 19,4, değerinin yüzde 13,8, daire sayısının yüzde 16,6 oranında azaldığı izlenmiştir. Bunların yanında bazı kuruluşların raporları dikkate alındığında 2014 yılının tamamında konut inşaat maliyetlerinin yüzde 9,5 arttığı gözlenirken; Eylül 2014 ile Eylül 2015 arası dönemde, bu maliyetlerin artışının yüzde 5,9’a ulaştığı görülmüştür.”   

Hüseyin Aslan, son aylarda artan döviz fiyatları sebebiyle inşaat maliyetlerinin önümüzdeki aylarda çok daha hızlı artacağı ve çift basamaklı rakamlara ulaşacağının tahmin edildiğine değindi. Aslan, “Bunların yanında bankalar tarafından açılan konut kredilerinin faiz oranlarında son aylarda 2-3 puanlık artışlar olduğu ortada. Artan döviz değeri ve enflasyon beklentileri ile beraber önümüzdeki aylarda bu faiz oranlarının bir miktar daha artacağını söylemek yanlış olmaz” diye konuşuyor.

Hangisi daha etkili?
Üç milletvekili, Meclis restoranında oturmuş sohbete dalmışlardı. Söz döndü dolaştı, aralarında hangisinin genel başkan yanında daha etkili olduğu konusuna geldi. Vekillerden biri şöyle dedi:

“Ben başkanla o kadar samimiyim ki, günaşırı öğle yemeklerini birlikte yer, bu arada yurt sorunlarını da birlikte tartışırız.”

Sözü ikinci milletvekili aldı.

“Seninki bir şey değil. Başkana asıl ben çok daha yakınım. Her gün başkanın odasına gider, oturur, onunla yurt sorunlarını görüşürüz. O zaman telefon çalar ve başkan santrala (Daha sonra arasınlar) der ve benimle konuşmasını sürdürür.”

Üçüncü milletvekili bu konuşmaları hiç önemsemez ve konuşmaya başlar:

“Benim başkan ile dostluğum ikinizinkini bastırır. Ben de her gün başkanın odasına gider, otururum, onunla yurt sorunlrını görüşürüz. O sırada telefon çalar ve başkan ahizeyi kaldırıp (Alo, bir dakika) dedikten sonra telefonu bana uzatır ve ‘seni arıyorlar, al konuş’ der…”
Yeni Asır

 

, , , , ,