Dünyanın ilk üç katlı tüp geçidini boğazın altından döşeyeceğiz!

fikri ışık

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Terör belası olmasaydı, bugün Türkiye kesinlikte Almanya ile bilek güreşi yapan bir konumda olurdu” dedi.

Işık, Şiran ilçesinde yeni belediye hizmet binasının temel atma töreninde yaptığı konuşmada, ilçeye yapılan yatırımlar hakkında bilgi verdi.

El birliği, gönül birliği olunca insanın tekeden süt çıkartabileceğini belirten Işık, “Her şey beraberlikle, kardeşlikle ancak halloluyor. Türkiye’nin her yerine hizmet yağıyor. Peki ne oldu da daha düne kadar emeklinin, memurun maaşını ödeyemeyen bir devlet, ülke şimdi Şiran gibi bir ilçeye, Gümüşhane, Hakkari, Osmaniye gibi illere çok kısa zamanda büyük yatırımlar yapmayı başardı? Bunun sırrı istikrardır” diye konuştu.

Işık, milletin, 3 Kasım 2002’deki seçimde Türkiye’de istikrarı sağladığını vurgulayarak, “Bu istikrarın sonucunda Türkiye hızla büyüdü ve bir taraftan da namerde muhtaç olmaktan kurtuldu. Artık bizim kapımıza kimse, ‘Şunu yapamazsın, bunu yapamazsın’ diye gelmiyor. Artık IMF memurlarına hesap vermek zorunda olan bir Türkiye yok. Türkiye istikrarı iyi bir yönetimle, halka dayanan, halktan güç ve destek alan bir yönetimle birleştirince 13 yılda çok büyük işler başardı” ifadelerini kullandı.

– “Dünyanın ilk üç katlı tüp geçidini boğazın altından döşeyeceğiz”

Bugün Türkiye’nin aslında birkaç açıdan gurur günü olduğuna dikkati çeken Işık, şöyle devam etti:

“Dün gece 23.40’ta TÜRKSAT 4B fırlatıldı, artık çok daha hızlı ve kaliteli interneti inşallah TÜRKSAT 4B uydusu aracılığıyla erişime açmış olacağız, erişilebilir hale getirmiş olacağız. Bu Türkiye için bir gururdur değil mi? Ayrıca bugün Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı ortak bir açılış yaptılar. Dünyada ilk, Anamur’dan Kıbrıs’a denizin ortasından, denizin altından borularla su götürdü. Türkiye, artık dünyada ilkleri gerçekleştiriyor. İnşallah yakında başlayacağız, dünyanın ilk üç katlı tüp geçidini boğazın altından döşeyeceğiz. Alttan ve üstten arabalar geçecek, ortadan trenler geçecek.”

Işık, Ankara’dan İstanbul’a, İstanbul’dan Konya’ya hızlı trenin yapıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Şimdi Sivas devam ediyor, oradan Erzincan’a gelecek, oradan Gümüşhane ve Trabzon’a çıkacak, bir taraftan Erzurum’a, Kars’a gidecek. Diğer taraftan Antalya’dan, Konya’dan Kayseri’ye ulaşacak. Daha 13 sene önce dönemin ulaştırma bakanına soruyorlar, ‘Türkiye hızlı trenle tanışacak mı?’ diye. Adam diyor ki, ‘Vallahi biz göremeyiz, çocuklarımız da göremez, torunlarımız görür mü bilmem’. Allah’a şükür kendi de gördü, çocukları da gördü. Niye gördü? Çünkü Türkiye istikrarını yakaladı, Türkiye güçlü bir liderle, halkın bütünleşmesiyle birlikte gücünü yakaladı ve hızlı treni onların da göreceği şekilde yaptı. İnşallah o, bu hızlı trenin Türkiye’nin bir taraftan öbür tarafına döşendiğini ve Erzurum’dan, Erzincan’dan, Gümüşhane’den İstanbul’a hızlı trenin gittiğini de görür inşallah. Biz, bunun için mücadele ediyoruz.”

Türkiye’ye, Avrupa’yı gıpta ile izlemenin yakışmayacağını belirten Işık, “Şiran’ın Babacan köyündenim. 1960’larda, 1970’lerde Şiran’dan, Gümüşhane’den Almanya’ya işçi olarak gitmek için insanlarımızın ne mücadeleler verdiğini bilerek büyüyen biriyim. Ne oldu biliyor musunuz? Artık inşallah devran dönüyor, orada büyüyen yavrularımız Türkiye’de iş bulup, buraya gelmeye başladılar” dedi.

Işık, Türkiye’nin güçlendiğini, kalkındığını ve büyüdüğünü ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Fakat Türkiye güçlenip, kalkınıp, büyüyünce kendini bu topraklara ait hisseden herkes sevinirken, bazıları da fena halde üzülüyorlar. ‘Türkiye’yi biz nasıl durdururuz’ diye de gece gündüz uykuları kaçıyor. Onun için de ‘Ne yaparız da memlekette huzursuzluk çıkarırız, ne yaparız da memlekette istikrarsızlık çıkarırız, ne yaparız da bu memleketin enerjisini, birikimini, yatırıma, üretime, istihdama değil de başka yerlere harcatırız da bu milletin kalkınmasını engelleriz’. İşte başımıza bir terör belası açtılar. 35-40 senedir uğraştığımız bir terör belası var. Terör belası olmasaydı, bugün Türkiye kesinlikte Almanya ile bilek güreşi yapan bir konumda olurdu. Sanayide de teknolojide de her alanda Almanya ile yarışırdı ama ne yaptılar, başımıza bir bela açtılar ve o belayla Türkiye’nin, 35 sene terörle mücadele dolayısıyla üretimine, yatırımına, kalkınmasına kaynak ve zaman ayırmasının önüne geçtiler.”

– “Adam sana teknolojiyi veriyor ama her şeyi ile vermiyor”

“Biz bu sorunu samimiyetle çözelim, gelin Çözüm Süreci’ni başlatalım dedik” ifadesini kullanan Işık, şöyle devam etti:

“Ama birileri 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tek parti iktidarının kurulamamasını fırsat bildi ve askerimizi, polisimizi şehit etmeye kalktı. ‘Sen misin onu yapan’, tepelerine bombalar yağmaya başladı. Bu defa geçmişten farklı bir şey var. Daha önceden mücadele ediliyor muydu? Ediliyordu ama kendi teknolojimizi kullanmadığımız için mücadele etkili ve sonuç alıcı olmuyordu. Bu sefer ne yaptık? 13 senedir verdiğimiz mücadelenin ne kadar önemli olduğunu hepimiz gördük. Dün akşam uyduyu attık. Göktürk 2 uydusunu biz geliştirdiğimiz için 2,5 günde bir Kandil’in üzerinden geçiyor, orada ne var ne yok görüyor. 2,5 gün arasında orada yeni bir yapı mı yapılmış, yeni bir şey mi yapılmış onu anında fotoğraflıyor. Onun ne olduğunu da yerel istihbaratla öğreniyoruz, ondan sonra F16 uçaklarımız, kendi geliştirdiğimiz güdümlü mühimmatla gidiyor orayı nokta atışıyla vuruyor.”

Işık, bugün, terör örgütünün bazı kamplarını tamamen boşalttığına yönelik haberler olduğunu vurgulayarak, “Niye? Çünkü kamplar nokta atışıyla vuruluyor artık. Neden? Göktürk 2 uydusunu kendim yapmamış olsaydım, Türkiye başka bir ülkeden almış olsaydı, belki Kandil’in üzerinden geçerken kararacaktı. Adam sana teknolojiyi veriyor ama her şeyi ile vermiyor. İnsansız hava aracını biz kendimiz yapmasaydık, başkasının insansız hava aracı teröristi görmeyebilirdi. İsterse göstermez. Türkiye bunu yaptığı için 23 Temmuz’dan sonra terörle mücadelede, terör örgütüne tarihindeki en büyük kayıplar verildi. Terör örgütünün Allah’ın izniyle beli kırıldı. Bundan sonra terör örgütünün önünde bir yol var; devletin gücünü tanıyıp silahı bırakmak, onun dışında hiçbir şekilde yol yok. Artık bu iş sonuna kadar gidecek ve göreceksiniz. Bu işte sonucu bu defa alacağız” diye konuştu.

Askerin çok donanımlı ve nitelikli olduğunu dile getiren Işık, “Kendi savunma sanayimizi de askerimizin emrine verince, sonuç almaya başladık. Bundan sonra da bu çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz. Artık bu ülke hamdolsun helikopterini, tankını dışarıdan almak durumunda kalmayacak. Kendimiz 2017’de inşallah seri üretimi başlatıyoruz. Artık insansız hava aracını dışarıdan almak zorunda kalmayacağız, kendimiz üretiyoruz. Bir ülke piyade tüfeği yapamaz mı? Verelim bizim Kürtünlülere yapsınlar” dedi.

Bakan Işık, bunların bugüne kadar, siyasi irade olmadığı için yapılamadığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Allah’ın izniyle bu ülke artık kendi yerli arabasını da yapacaktır. Bu topraklarda doğmuş, sizlerin evladının da eğer bu yerli arabada karınca kararınca bir katkısı olursa ben bundan büyük bir bahtiyarlık duyacağım. İnanıyorum ki Şiranlılarımızın da göğsü kabaracak. Göreceksiniz bu defa başaracağız. Bu defa daha önce olduğu gibi işi yarım bırakmayacağız ve Allah nasip ederse 2020 senesinde Rabb’im ömür verirse Şiran’a gelirsek, Şiran’da yerli bir Türk markası arabaya sizin de bizlerin de bindiğini görmüş olacaksınız.

Birileri yine çok rahatsız oldu. Hemen başladılar, bu çakmaymış, bu şuymuş, bu buymuş… Ne aceleniz var, durun bir bakalım. Bu ülkenin, milletin başarısıyla gururlanmayan insanlar, ne ile gururlanacaksınız siz. Türkiye kendi markasıyla, kendi fikri mülkiyet haklarına sahip olduğu, en az yüzde 85’inin de Türkiye’de üretildiği, kendi teknolojisiyle yerli arabasını yapacak. Birileri istemese de yapacak, birileri baltalamaya çalışsa da yapacak, birileri değersizleştirmeye çalışsa da yapacak. Niye? Türkiye’nin buna imkanı da gücü de iradesi de var.”

– “Türkiye istikrarını korusun istiyoruz”

Milli uçağın yakında temelini atacaklarını anlatan Işık, “İnşallah kendi uçağımızı da yapmaya başlayacağız. Artık kendi haberleşme uydumuzun da çalışmalarını başlattık. İstiyoruz ki bu ülkenin insanı dünyanın en iyilerini yapan konuma yükselsin. Bunun için mücadele veriyoruz. Gecemizi gündüzümüze katarak Sayın Cumhurbaşkanımızın, ayın Başbakanımızın liderliğinde bu işleri yapıyoruz. Biz bu işler için mücadele verdikçe birileri Türkiye’nin önüne taş koymak için engel koymak için elinden geleni yapıyor” şeklinde konuştu.

Fikri Işık, ülkede ne yapıldıysa çok büyük oranda istikrarlı hükümetler zamanında yapıldığını belirterek, “1 Kasım’da sandığa gideceksiniz. Bu iş Ahmet-Mehmet meselesi değil. Bu iş sen-ben meselesi değil. Bu iş memleket meselesi, bu iş Türkiye meselesi. Türkiye istikrarını korursa Allah’ın izniyle bu saydığım her şeyi kolaylıkla başarır ama istikrarını koruyamazsa maalesef Türkiye enerjisini yine kendi içinde harcamaya devam eder. Biz, Türkiye istikrarını korusun istiyoruz. Biz, Türkiye bu yürüyüşüne devam etsin istiyoruz” ifadelerini kullandı.

– Zigana Tüneli Projesi’nin iptali

Bakan Işık, yeni Zigana Tüneli’ni en kısa sürede bitirmeyi istediklerini anlatarak, şöyle devam etti:

“Gümüşhane-Trabzon arasındaki Zigana Tüneli çift tüp. 13 kilometre çarpı 2 toplam 26 kilometrelik tünel ihale ettik. Yapımına başlanıyordu, mahkeme iptal etmiş. İnşallah en kısa sürede bu engel ortadan kalkar ve Zigana Tüneli’ne başlarız. Zigana Tüneli’nin anlamı ne biliyor musunuz? 1999-2000 senesinde, ‘Türkiye Bolu Tüneli’ni yapamaz, iyisi mi biz buraya patates deposu yapalım’ diyorlardı. Biliyor musunuz şimdi Ovit’te 14 çarpı 2 toplam 28 kilometre tünel. Ülkenin her tarafında yüzlerce tüneli Türkiye kendi imkanlarıyla yapıyor. Nasıl yapıyor? Güçlü, istikrarlı hükümetler sayesinde yapıyor.”

7 Haziran Milletvekili Genel Seçimi’nden sonra ortaya çıkan tabloyu milletin en güzel şekilde değerlendireceğine inandığını dile getiren Işık, “Kimin ne yaptığını siz görüyorsunuz. Artık her şey açık. Hiçbir şey gizli kalmıyor. O yapılanları değerlendireceksiniz ve inanıyorum ki 1 Kasım’da tercihinizi en güzel şekilde yapacaksınız” dedi.

Bakan Işık, konuşmasının ardından Vali Yücel Yavuz, Belediye Başkanı Ercan Çimen, Şiran Belediye Başkanı Yavuz Altıparmak, AK Parti İl Başkanı Celalettin Köse ve milletvekili adayları ile inşaatın temelini attı.

 

AA

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*